muzaffer tekin aranırken ödül alıyordu
Temmuz 17, 2007 selami tarafından
Derin Devlet kategorisinde yayınlandı | 6 Yorumlar
6 Yanıt
Yorum Yapın
Önemli
Katkı Bekliyoruz
Siteye katkıda bulunmak isteyen arkadaşlar konularla ilgili gördükleri yazı yada linkleri mesaj olarak bırakabilirler.....c
-
Son Yazılar
- Şehitlere şiir İngiliz öğrenci TRT-2
- Askeri Liseler çevresinde Türkan Abla evleri
- ÇYDD Çağdaşlık PKKlaşmakmış Kızları kullanmakmış
- Ergenekon Geleceğin komutanlarını yetiştirme evleri
- ÇYDD Kilise Misyonerlik Zeki çocuklar
- ÇYDD ÇEV Türkan Saylan Yaşer PKK
- Ergenekon Bunları keseceğiz
- Türkan Saylan kimlik arşivi
- ÇYDD PKKlılara burs listesi
- Askeri lise öğrencileri kızlarla kontrol
- Eruygur ÇYDD ve ÇEV işbirliği
- ÇYDD den PKK ya burs
- ÇEV bursları TGB ye rakıya
- PKKK’lıyım ÇYDD bana burs ver
- Ergenekon Bazı ünlülerin tehdidli protestosu
-
Son Yorumlar
ali aydın on Ergün Poyraz kimdir? akil on soner çağaptay kimdir kerim on Türk-Kürt kardeşliği izzet on Zeyno Baran kimdir? ibrahim on Tercüman dosyası:Tercümanla Cu… -
Blog Stats
- 219,757 hits
-
Popüler Yazılar
- Ergün Poyraz kimdir?
- Doğu Silahçıoğlu kimdir?
- Bülent Orakoğlu derin oyunları deşifre ediyor
- Zeyno Baran kimdir?
- Nur Serter kimdir?
- ÇYDD PKKlılara burs listesi
- Hatırlatalım Dedik:Bülent Orakoğlu açıklıyor..
- ÇYDD Çağdaşlık PKKlaşmakmış Kızları kullanmakmış
- Askeri lise öğrencileri kızlarla kontrol
- soner çağaptay kimdir
Degerli Arkadaslar,
bu siteyi yeni gordum. Iyiki varsınız, elinize saglık diyorum.
Basarı dileklerimi sunuyorum. Sahsım ve milletim adına tesekkurlerimi arz ediyorum.
ergün poyrazın allah belasını wersin
Siteye ilkdefa giriyorum ve emegi gecen arkadaslara tskediyorum.Verdiginiz bilgiler bizleri birkezdaha dusunmeye sevk ediyor.
VE DERİN DEVLET ENSELENDİ
10 Ağustos 2007 07:41Polis nihayet “asıl” belgelere ulaştı: Lobi, Ayrık Otu Yapılanması….
13 Haziran 2007’de Ümraniye’deki bir gecekonduda bulunan mühimmat üzerine düzenlenen operasyonlar, bazı gizli yapılanmaları gün ışığına çıkardı. Bu operasyonlarda ele geçirilen belgelerde, devletin içinde gizli bir yapılanma oluğu öne sürülen “Ergenekon”dan daha ileri gidildi.
Ergenekon’un yan örgütü ‘Lobi’ ve ‘Ayrık Otu Yapılanması’nın belgeleri de Danıştay saldırısı dahil her taşın altından çıkan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin’in evi dahil çeşitli baskınlarda bulundu. Lobi ve Ayrık Otu Yapılanması’nın çalışma usulleri gün yüzüne çıktı.
Tempo Dergisi’nden Saygı Öztürk’ün Haberi
Herşey İstanbul Ümraniye’de bir evin basılmasıyla başladı. Evde yapılan aramada, üzerinde 15 Haziran 1997 tarihli ‘mühimmat istif kartı’ bulunan bir kasa ele geçirildi. Kasada, 18 MKE yapımı el bombası, el bombalarına ait iki kutu içerisinde 18 fünye, NATO standardı (DM-41) yedi el bombası ve iki adet Alman yapımı el bombası bulundu.
Bu baskının ardından da gözaltılar başladı. İddiaya göre el bombaları, Kuva-yı Milliye Derneği İstanbul Şube Başkanı emekli Astsubay Oktay Yıldırım’a aitti. Ayrıca Yıldırım’ın, adı Danıştay saldırısından sonra gündeme gelen eski Yüzbaşı Muzaffer Tekin’le ilişkili olduğu da öne sürülüyordu. Yıldırım ve Tekin’in gözaltına alınmaları, aslında büyük bir operasyonun ilk adımlarıydı.
Operasyonun asıl hedefi ise ‘derin devlet’e ait olduğu iddia edilen ‘Ergenekon’ adlı örgüt eve bunun çeşitli yan örgütlenmelerine kadar uzanıyordu. Yıllardır süregelen iddialar göre, devlet içinde ‘Ergenekon’ isimli bir örgüt vardı. Bu örgüt, ‘derin devlet’in temelini oluşturmaktaydı. Ancak üyelerine ait en küçük bir iz bile bulunamamıştı.
Gizli belgelere ulaşıldı
Operasyonlar zincirinde Ergenekon ve onun yan örgütlenmeleri ile ilgili çeşitli belgelere ulaşılmıştı. Örneğin, Oktay Yıldırım’ın evinde ve işlerinde ele geçirilen belgelerden biri ‘Lobi’ adını taşıyordu. Üzerinde ‘çok gizli’ yazan bu dosyada, ‘Ergenekon’un, ‘Lobi’ örgütlenmesinden söz ediliyordu. Benzer içerikte başka bir dosya ise hem Muzaffer Tekin’in hem Kuddusi Okkır’ın evinde yapılan aramada bulundu. Bu belge ise ‘Ayrık Otu Master Planı’ adını taşımaktaydı. Bu belgelere dayalı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün koordinasyonunda, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere değişik illerde sessiz-sedasız operasyonlara başlandı.
Süreç içinde, bombalar ve bu örgütlenmelerle ilgili olarak her gün yeni isimler gözaltına alınmaya başlandı. Böylece Oktay Yıldırım’ın ardından, Mehmet Demirtaş, Ali Yiğit, Muzaffer Tekin, Mahmut Öztürk, Mehmet Zekeriya Öztürk, Kuddusi Okkır, Muzaffer Şenocak, Aydın Yüksek, Rafet Arslan, Ahmet Erden Arslan, Gazi Güder, Asuman Özdemir, İsmail Eksik, Behiç Gürcihan, İsmail Yıldız, Bekir Öztürk, Fuat Ermiş, Tuğrul Derme, Oğuz Evren Kılıç, Murat Yiğit, Ahmet Cinali, Taren Ünal, Kemal Şahin, Feridun Defik Nuhoğlu, Mehmet Murat Yücel, gazeteci Hayrullah Mahmut Özgür ve yazar Ergün Poyraz gözaltına alındı.
Ergenekon’un ‘Lobi’si
Ulaştığımız belge ve bilgilere göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesinde Ergenekon adında bir örgüt olduğu belirtiliyor. Ergenekon’a bağlı olarak da ‘sivil unsurlar’ın örgütlenmesi zorunlu görülüyor. ‘Lobi’ adı verilen gizli örgütsel çalışmanın amaçları doğrultusunda şimdiye kadar faaliyet gösterilmemesi ise büyük bir talihsizlik olarak vurgulanıyor. Ergenekon’un Lobi faaliyetleri konusunda şu örnekler sıralanıyor:
“Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı sivil toplum örgütleri, önlerinde ilk kez bir sivil kontra hareketinin direncini bulacaktır. Karşılaşacakları bu sivil direnç, etkinliklerini sıfır noktasına çekecektir. Yetişkin ve yetişmekte olan gençlik, özüne uygun platformlarda kendisini ifade edebilecektir. Lobi’nin faaliyetleri, siyasi otorite gruplarıyla dış kaynaklı, işbirlikçi, sözde sivil toplum örgütlerinin bölücü ve yıkıcı girişimlerini etkisiz kılacaktır. Lobi’nin kontra direnci ile karşılaşan siyasi otorite grupları, Kemalist sivil Lobi ile işbirliğine yönelme zorunluluğu duyacaklardır.”
Belgelerde, bu çalışmanın hayata geçirilmesi halinde önerilen ‘Lobi’ ile daha kolay ve sağlıklı istihbarat toplanabileceği değerlendiriliyor ve şöyle deniyor: “Lobi’nin amaçlarından saptırılmaması için, ekonomik olarak güçlü olabilmesi esastır. Faaliyete geçirilmesi planlanan Lobi, öncelikle ticari şirketler aracılığıyla ekonomik güç kazanmalı, ardından kuracağı vakıf ile de bu gücü artırma çalışmalarına yönelmelidir”.
Dokuz departmanlı Lobi
Peki Ergenekon ve yan örgütü Lobi ne tür bir çalışma düzenine sahip?
Ulaştığımız belge ve bilgilerde ‘Lobi’ organizasyonunun dokuz departmandan oluşması öngörülüyor. Bu departmanlar, ‘Merkez, Araştırma ve Bilgi Toplama, Analiz ve Değerlendirme, Finans ve Ticaret, Kültür ve Bilim, Teori ve Senaryo, İletişim ve Propaganda, Hukuk, Uluslar arası İlişkiler’ gibi adlar taşıyor. ‘Lobi’nin, “…işlev ve misyonunu tamamlamış çeşitli işçi sendikalarının, sivil toplum örgütlerinden etkilenmemeleri sağlanarak mevcut sendikaların tepkisel ve kitlesel eylemleri, en direkt metotlarda yönlendirilmesi’” öngörülüyor. Lobi’nin Ergenekon tarafından örgütün merkez üyeliğine atanmış ‘güvenilir’ beş sivil yöneticiye doğrudan bağlı olunması öngörülüyor. İki yöneticinin Ergenekon ile teması sağlaması planlanıyor. Departman başkanlarının merkezdeki beş yönetici tarafından seçilmesi de organizasyon şemasında gösteriliyor.
Ayrık Otu Master Planı
Muzaffer Tekin ve Kuddusi Okkır’a yönelik ev ve işyeri operasyonlarda ele geçirilen belgeler arasında ‘Ayrık Otu Master Planı’ da bulunuyor. Diğer aramalarda da benzer nitelikli belgelere ulaşıldı. Plan Ergenekon ve Lobi’nin sivil güçlerle temas etme taktiklerini anlatıyor. ‘Siyasi yönlendirme’ başlığı altında bu yönlendirmelerin üç temel işlevi sıralanıyor:
1 – Seçim dönemine siyasi partileri birlik olmaya davet etmek ve bu konuda yönlendirici ve zorlayıcı eylemlerde bulunmak.
2 – Bu başarılamazsa, oluşturulacak kamuoyunu uygun bir siyasi partiye yönlendirmek.
3 – Siyaset dışı halkın bilinçlendirilmesi, birlik olmasını, bölünmeye karşı güç birliği yapmasını sağlamak.
Yolun başı
Bu sıralamalar yapıldıktan sonra, “Henüz yolun başlangıcında olan bizler” deniliyor ve yapılanmanın temeli şu cümlelerle açıklanıyor: “Sahip olduğumuz imkanları bir elma çekirdeği olarak algılamalıyız. Bizlerin ‘bir ağaç, bir orman olma’ istek ve kararlılığımız var. Bu nedenle ‘duygularımızın’ tamamen ötesinde, akıl yolu ile mevcut koşulları çok iyi değerlendirip, bizleri milli hedeflerimize taşıyacak ‘doğrular zinciri’ni kurmak zorundayız. Bu zincirin tüm halkalarının bilgi ve bilincinde olmak ‘yapılanma modelimizin temel felsefesi’ olmalıdır”
Planda, yapılanmanın ‘görünenler’ ve ‘görünmeyenler’ olarak oluşturulması öngörülüyor. ‘Görünmeyenler’ kısmını, teşkilata lojistik destek sağlayacak olan ticari, teknolojik, eğitsel, kolluk kuvvetleri ve benzeri olması gerektiği belirtiliyor.
Ödül ve ceza sistemi
Yapılanmada ‘Planlama ve Yürütme Grubu’ ve buna bağlı alt birimler oluşturulması da öngörülüyor. İşte, bu hedeflerin gerçekleştirilmesi için iç tüzüğe ‘ödül’ ve ‘ceza’ sistemi konulmasının gerektiği de kaydediliyor.
Muzaffer Tekin’in evindeki gizli belgeİsmini Danıştay Baskını’ndan hemen sonra duyduğumuz Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin’i bir daha unutamadık.
Kimi zaman Susurlukçu İbrahim Şahin’le, kimi zaman en derin adamımız Veli Küçük Paşa’yla kol kola gördük.
Her operasyonda adı bir şekilde geçen ve her durumda “dışarıda” kalmayı başaran Tekin, Ümraniye’de bulunan mühimmat ekseninde sürdürülen operasyon nedeniyle bir süredir “içeride”
Tekin ve yol arkadaşı Kuddusi Okkır’a yönelik ev ve işyerleri operasyonlarında çıkan belgeler ise yakın dönem tarihimize ışık tutması açısından altın değerinde.
Seçimden hemen önce DYP ve Anavatan bir yandan, DSP ve CHP diğer yandan aniden birleşme kararı almışlardı. Birleşmelerin “ZORLA” olduğu o kadar aşikardı ki, sağdaki seçimi bile göremedi; soldaki de seçimin kırkı çıkmadan dağıldı.
“ZORLA” kelimesini büyük harflerle yazıyorum çünkü Muzaffer Tekin’in evinde çıkan ve ‘Siyasi yönlendirme’ başlığı altında yeralan belgede bakın neler yazıyor:
“1 – Seçim dönemine siyasi partileri birlik olmaya davet etmek ve bu konuda yönlendirici ve zorlayıcı eylemlerde bulunmak.
2 – Bu başarılamazsa, oluşturulacak kamuoyunu uygun bir siyasi partiye yönlendirmek.”
Muzaffer Tekin’in bağlarını da ne yapmak istediğini de artık herkes bildiğinden, yukarıdaki iki maddeyi ve anlamını detaylandırmaya gerek yok.
Bu iki maddenin ve Tekin’in bağlı bulunduğu ekibin yapılanmasını anlatan belgenin deşifre olması çok daha önemli.
Emniyet’in operasyonlarında ele geçen belgelerden, bugüne kadar duymadığımız çok önemli iki yapılanmayı öğrenmiş bulunuyoruz.
Muzaffer Tekin’in sağ kolu Astsubay Oktay Yıldırım’ın evinde ve işlerinde ele geçirilen ve ve ‘çok gizli’ damgalı belgelerden biri ‘Lobi’ Belgeye göre Lobi, Ergenekon’un, yan örgütlenmesi.
Muzaffer Tekin’in ve yol arkadaşı Kuddusi Okkır’ın evinde yapılan aramada bulunan belge ise ‘Ayrık Otu Master Planı’
Tempo dergisinde Saygı Öztürk imzasıyla yayınlanan ve detayları verilen bu iki belge yakın dönemde anlamlandıramadığımız olayları anlamamız açısından çok önemli.
Mesela, belgede yeralan “Seçim dönemine siyasi partileri birlik olmaya davet etmek ve bu konuda yönlendirici ve zorlayıcı eylemlerde bulunmak” kısmını okuyunca, Erkan Mumcu ve Ağar’ın Köşk oylamasına katılıp katılmama kararsızlığında olduğu anlarda YÖK’e gerçekleşen garip silahlı baskın geliyor aklıma… Acaba kastedilen “zorlayıcı eylemler”den biri de bu mudur? Bu belgeler üzerinde durmakta yarar var…
09 Ağustos 2007 Perşembe
Bizdeki Derin Devlet Çeteden İbaret
10 Ağustos 2007 15:30″Bizde derin devlet yoktur. Bizdekiler çeteleşmiştir. Devlet içinde kontrol edilemeyen bir takım güçler var. Seçimlerden önce güvenlik güçlerimiz çok başarılı operasyonlar yaptı”
Eski Emniyet İstihbarat Dairesi Başkanı Bülent Orakoğlu, ”devlet içinde kontrol edilemeyen birtakım güçler bulunduğunu”, ancak güvenlik güçlerinin ”devlet içinde çeteleşme”ye karşı son dönemde başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini belirtti.
Orakoğlu, ”kendi ülkesinin insanını ezdirmeyen, tehdit olarak görmeyen, cumhurbaşkanına, başbakanına, parlamentosuna bağlı ve hukuk kuralları çerçevesi”nde kaldığı sürece ”derin devlet” olarak adlandırılan yapılanmanın gerekli olduğunu savundu. Orakoğlu, yeni kitabında bu konunun yanı sıra ağırlıklı olarak ”devlet içindeki çeteleşmeler”e yer vereceğini bildirdi.
”Türkiye’ye yönelik psikolojik harekat ya da kaos yaratma” girişimlerine karşı, ”Türkiye’de istenildiği gibi at koşturulamayacağını, misillemenin geleceğini, kötü niyetli ülkelerin bunu öğrenmesi” gerektiğini ifade eden Orakoğlu, şöyle konuştu:
”Ülkemizdeki kaos ortamı yaratan hareketleri, cinayetleri önlemenin yolu budur. Bizde derin devlet yoktur. Bizdekiler çeteleşmiştir. Devlet içinde kontrol edilemeyen bir takım güçler var. Ama seçimlerden önce bu konuda güvenlik güçlerimiz çok başarılı operasyonlar yapmıştır.”
Birlik ve beraberliğinin, kurumlar arası diyalog ve işbirliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Orakoğlu, ”Kurumlar birbirine güvenmez ve çatışırsa, kaos yaratmak isteyenler bu ortamda başarılı olur. Bu nedenle kurumların başındakilerin birbiriyle çatışma gibi lüksü yoktur, kalmamıştır” dedi.
Terör örgütü PKK’nın elindeki silahlar ve mayınların menşei konusu üzerine ısrarla gidilmesi gerektiğini belirten Orakoğlu, ”İnsanlar huzur içinde yaşamak istiyor. Bu nedenle AK Parti büyük sorumluluk altındadır. Önce devlet içindeki çeteleşmiş yapıların ortaya çıkarılması lazım. Bunun yanında terör örgütüne her türlü desteği veren ülkelerin ciddi şekilde uyarılması gerekiyor. Bunlara silahların nasıl temin edildiğinin peşi bırakılmamalıdır” diye konuştu.