Bu sitedeki makalelere ve görüntülere bakıyorumda topu kışkırtıcı ve nefreti körükleyici propaganda…Bazı saftozlarda bu uyduruk makale ve iftira amaçalı çarpıtılmıs görüntülere inanıyor.
Gercekleri gormek istemeyen deve kusu sun gibisin desem ona hakaret olur.Gorduklerini idrak edemeyecek kadar ahmak yada inadindan koru korune dinsizlik provokotorlugu yapiyorsun .
bakar korler
nikini islam ve turkler koymusun orkun
senin gibi bir cagdas yobaza yakismamis neden hz muhammed ve islam ve turkler maskesi arkasina gizleniyorsun …….
san soylemisdim orkun avrupa da parlemontoya girecegimizi Belcikada parlemontadayiz elhamdulillah
bu gun mahinur ozdemir hemde hrstiyan demokrat partiden kazandi bizler geliyoruz gumbur gumbur……dur un onumuze burada da okumamizi engelleyin gelin sizler yaparsiniz
BAZILARI OROSPULUKLARIYLA GÖT VERENLİKLERİYLE GÜNDEME GELİRKEN BUNLAR OKULLA İLİMLE BİLİMLE GÜNDEME GELİYORLAR.
KIZLIK ZARLARINI DİKTİRENLERİN YÜZDE YÜZÜ KENDİNİ ÇAĞDAŞ ZANNEDEN GÖTÜ BAŞI AÇIK OROSPU ADAYLARI.
NE YAPIYONUZ ÜLKE İÇİN AMINA KOYİM AHLAKSIZLIKTAN BAŞKA GÖTÜNÜZÜ AÇMAKTAN BAŞKA NE YAPARSINIZ.
YOK OLUP GİDECEKSİNİZ BİR GÜN .
Araplar Frigya tanricasi Kible’nin vajinasini (amcigini) calip Kabe’ye yerlestirdiler. Bu amciga sonradan Hacer-ül Esved ismi koydular.
Her Müslüman hayatinda en az bir kez Kabe’ye gidip Kible tanricasinin amcigini öpmek zorundadir. Buna da “hac” diyorlar.
Bunla da yetinmiyorlar.
Her mümin günde 5 kez Kabe’ye, daha dogrusu Kible’nin amcigina yöneleter ibadet ediyor. Her ibadet edindiginde bir kac kez domnaliyorlar. (iyi domalmalar!)
ataturk diye tapin misyoner kufurbaz ,sen kimsin kabe kim allahsiz once nesebini bul ondan sonra konus kufurbaz dinsiz……….hristiyan ve asili belli yahudiler senden daha sereflidir .onlar siksin anani bacini babasi belirsiz .tanimadigin bu peygamber olmasa idi simdi o koca agzini acacak durumun zulumlerden olurmuydu acaba o kufurler senin inancin neyse oldugu gibi sana geri iade ……. nesebsiz kafir….
muslumanlar SADECE ALLAHA INANIR O INSANA SAH DAMARIN DAN YAKINDIR
BIZ NE PUTPEREST NEDE TASA TAPACAK KADAR AHMAGIZ ?
ALLAHIN EMRI EVET BES AMA IMANIN YOKSA KI O IMAN 6 SEYE DIR ONCE ALLAHA SONRA RASULE VE ONDAN SONRA TUM PEYGAMBERLERE .MELLEKLERE VE KITAPLARA TUMUNE .AHIRETE VE KAZA VE KADERIN ALLAHDAN GELDIGINE BU BIZIM 6 MADELIK IMANIMIZ SENIN DEDIGIN TAS BU ISE EYVALLAH ;….
.KI BIZ TAPMAZ IBADET EDERIZ IFADEMIZ DIEREK ARACISIZ ALLAHADIR
Muhammed’in en küçük karısı Aişe’dir. Muhammed 52 yaşında iken, 9 yaşında olan Aişe ile gerdeğe girmiştir (Aişe, Muhammed ile evlendiğinde 6 yaşında idi (Bkz:Buhari, e’s Sahih, Kitabu Menakıbı’l-Ensar/44; Tecrid, Hadis no:1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, Hadis no:1422) ,demek ki 3 yıl beklenilmiş).Bunun üzerine, islam hukuku bundan bir sonuç çıkarıyor ve “9 yaşındaki bir kız, “müştehat” (şehvete konu olabilecek çagda sayılır) deniyor. Ve de bu nedenle, bir erkeğin 9 yaşındaki bır kızla evlenebileceğini bildiriyor bır fıkıh hükmü olarak(Bkz:Muhammed Ali Tehanevi, Keşşafu ıstılaha-tı’l-Fünun,1/788).
M. Sofuoğlu (Cilt 4, Syf – 318,319)
Sahih-i Müslim ve Tercümesi
Babanın Küçük Bakire Kızı Evlendirmesi Babı
1422…….: Aişe şöyle dedi: Ben altı yaşımda iken Resulullah beni (nişan) akdi yaptı. (Üç yıl sonra) ben dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi. Aişe dedi ki: Biz Medine’ye geldik. Akabinde ben bir ay sıtmaya tutuldum, hummanın şiddetinden saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulunca) saçım gürleşti ve omuzlarıma kadar uzadı. Bir kere ben arkadaşlarımla beraber bir salıncak üzerinde oynarken annem Ummu Ruman bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Benden ne isteyeceğini bilmiyordum. Annem elimden tuttu sonunda beni evin kapısı önünde durdurdu. Bende yorgunluktan dolayı “heh, heh” diyerek kaba kaba soluyordum. Nihayet derin derin soluyuşum geçti. Sonra beni eve soktu. Evde Ensar’dan birtakım kadınlarla karşılaştım. Bu kadınlar: Hayır ve bereket üzere, en hayırlı kısmete dediler. Annem beni bu kadınlara teslim etti. Onlar da başımı yıkadılar ve üstümü başımı düzelttiler. Duha vaktinde Resulullah’ı habersizce görmekten başka beni hiçbir şey heyecanlandırmadı. Akabinde Ensar kadınları beni Resulullah’a teslim ettiler.
Aişe: Peygamber beni altı yaşında bir kız iken akid yaptı, dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi demiştir.
Ma’mer, Zuhri’den, o da Urve’den, o da Aişe’den haber verdi ki: Peygamber Aişe’yi yedi yaşında bir kız iken akid yaptı, dokuz yaşında ve oyuncakları beraber iken de evlendi ve nihayet Aişe on sekiz yaşında bulunduğu sırada Resulullah vefat etti.
Aişe şöyle demiştir: Resulullah Aişe’yi altı yaşında iken akid yaptı. Aişe dokuz yaşında bir kız iken Resulullah’ın evine gidip zifaf oldu. On sekizlik bir kadın iken de Resulullah vefat etti.
6542 – Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti”
5607 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl’de nikâh yapmıştı. Şevvâl’de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?” (Urve der ki: “Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi.”
Müslim, Nikah 73, (1423);
Tirmizi, Nikah 9, (1093);
Nesai, Nikah 77, (6, 130).
5575 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine’ye geldik. Benî’l-Hâris İbnu’l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. “Hayırlı, bereketli olsun!”, “Uğurlu mübarek olsun!” diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O’na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim.”
Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61;
Müslim, Nikah 69, (1422);
Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937);
Nesai, Nikah 29, (6, 82).
5574 – Urve merhum, Hz. Aişe radıyallahu anhâ’dan şunu nakletmiştir: “Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm bana dedi ki: “Rüyamda sen bana üç gece gösterildin: Melek seni bana bir ipek parçası içerisinde getirdi ve “Bu senin zevcendir, aç onu!” dedi. Ben de açtım, içindeki sendin. Ben: “Bu rüya Allah katından ise, onu gerçekleştirecektir” dedim.”
Buhari, Nikâh 9, 35, Ta’bîr 20, 21;
Müslim, Fezâilu’s-Sahâbe 79;
Tirmizi, Menakıb (3875).
4448 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın hanımlarından hiçbirine, Hz. Hatice radıyallahu anha’ya karşı duyduğum kıskançlığı hiç duymadım. Halbuki onu hiç görmüşlüğüm de yok. Ancak, Aleyhissalatu vesselam onun yâdını çok yapardı. Ne zaman bir koyun kesip parçalara ayırsa Hatice’nin dostlarına da gönderirdi. Bazan ona: “Sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok!” derdim de bana: “(Onun gibisi var mıydı, o şöyleydi, o böyleydi..! (Öbür kadınlar beni çocuktan mahrum ederken) benim çocuklarım ondan oldu” diye karşılık verirdi. (Hz. Aişe derki: İçinden ” Bir daha Hatice hakkında kötü söz söylemeyeceğim” dedim).” Hz. Aişe devamla der ki: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hatice’den üç yıl sonra benimle evlendi.”
Buhari, Menakıbu’l-Ensar 20, Nikah 108, Edeb 73, Tevhid 32;
Müslim, Fezailu’s-Sahabe 73, 74, 77, 78, (2434, 2435, 2436, 2437);
Tirmizi, Menakıb, (3885, 3886).
6577 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın yanında iken bebeklerimle oynardım. Aleyhissalatu vesselam da benim kız arkadaşlarımı bana gönderirdi. Arkadaşlarımla beraber oynardık.”
5607 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl’de nikâh yapmıştı. Şevvâl’de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?” (Urve der ki: “Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi.”
Müslim, Nikah 73, (1423);
Tirmizi, Nikah 9, (1093);
Nesai, Nikah 77, (6, 130).
6542 – Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti”
6547 – Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha’yı, elli dirhem değerinde ev eşyası mukabilinde nikahladı.”
14- Aişe(rah)anlatıyor;
‘’Resullah ‘ın yanında kızlarla oynuyordum ,benimle birlikte oynayan arkadaşlarım vardı.Resullah (s.a.) eve girdiği zaman onlar gizlenirlerdi. Kendisi evde olmadığı zaman – onları bana gönderir,benimle oynarlardı..’’204
herkes bişiler söylüyor.
Valla beni sizin gerçek dininiz hiç ilgilendirmiyor.
Yada hıristiyan olmanız
Ama çok garip bir konu var;
hala osmanlı köpekliğini isteyen özleyen salaklar dolu.
Şunu kafanıza koyun
belki şeriat gelebilir, belki herkes kominist de olabilir.
ama osmanlının işi geçen yüzyıl bitti.
artık yok
ve aslada olmayacak
onların gelirleri savaş ganimeti üzerineydi.
şimdi öyle bir şansınız yok, en büyük bombalar size ait olsa bile hiçbir işinize yaramaz artık.
hele krallık işi
o artık gelemez
önder diye bir şey olamaz artık
son adam ATATÜRKTÜ.
O devirde kapandı
şimdi herkes kendisine bakacak.
öyle kitap ile peygamber ile bilmem ne ile götünüzü kurtarmanız imkansız.
daha yazman artık buraya davos bitmiştir benm için
o ne, minute mi?
Bu arada ilave etmek isterim ki.
anti yobaz arkadaşımız güzel bir derleme yapmış.
Ama çoğu islam alimleri tarafından olsa bile bir söylentidir.
Oysa kuranda
maide süresinin bilmem kaçıncı ayetinde derki
biz isaya dedik ki
sen daha beşikte ikende büyüncede konuşuyordun
bzi sana beşikte iken tevratı incili öğrettik.(veya yakın bişi)
İyide arkadaş, incil diye kutsal bir kitap yok ki?
hatta isa bir kitap bile yazmayı düşünmedi, hatta onu bırak, adam hıristiyanlığı hiç bğilmedi, bir yahudi olarak yaşadı ve öldü.
hıristiyanlık o öldükten bir kaç yüz yıl sonra ortaya çıktı
incil ise daha sonra peydah oldu.
kuran nasıl oluyorda olmayan bir şeyi sahipleniyor.
Bu anlattığım çok basit bir örnektir. daha binlerceside mevcuttur.
Korkmayan hiçbir insan müslüman olamaz. ancak korkakların ilacıdır o.
hele şu maide süresi
keşke kuranda hiç olmasaydı.
resmen içine etmiş kitabın
kuranı yıllardır incelerim ve devam ediyorum. maide süresinin dilide, yaklaşımıda kuranın geneline aşırı terstir.
Şimdi bana kızacak küfür edecek bir sürü müslüman çıkacaktır. hepsine gülüyorum. onlarla işimde olmaz zaten.
Beni dilediği gibi yaratan, ve nerede nasıl yaşayacağımıda belleyen bir tanrı, yarın bana nasıl hesap sorabilir?
salakların cevabı şudur, “sana akıl fikir vermiş”
iyide benim aklım allahın kaderini değiştirebilirmi?
hepsi zırvalık.
neyse, kimseyle kuranı tartışmam, sadece yeri geldi bende bir kaç şey söylüyeyim istedim.
ben dinlere inanmam
ben rantın oluşacağı bir kominizmide redderim.
bir sürü çalışanım var
bazıları dinci
cuma namazına giderler
cuma vakti oturanını görünce sen niye namaza gitmedin bakalım diye hesap sorarım. onlarla din konusuna hiç girmedim girmemde.
şimdi türkiyede herkes sürünüyor.
Hiç umrumda değil, benim keyfim gıcır. isterlerse şeriati getirsinler, o zaman daha çok para kazandırılar bana,
muhammed ticaret yapın rızkın onda dokuzu ondadır der.
iyide ticaret iyi bir şey değil ki
ben olsaydım, imalatçı olun, bir şeyler üretin, para kazanmasanız bile insanlığa katkınız olur derdim.
muhammed mi iyi laf etmiş olur ben mi?
herşey komedi yaaa.
yırtın lan bakayım kendinizi, allahüekber deyin çabuk
hazır vaktim varken bir kaç şey daha yazayım.
muhammed bedevi değilmiydi ki?
sarışın esmer kıvırcık saçlı kelmiydi de kızıyorsunuz?
hem ne olur biri çıkıp muhammede laf etse?
değerimi düşer?
siz asıl hırsınıza bakın, ettiğiniz küfürlere bakın
nerde kaldı müslümanlığınız?
küfür içindesiniz ve haklı olduğunuzu sanıyorsunuz
eğer bu halde haklıyız diyorsanız sizin yeriniz başka.
Bakın dinli veya dinsiz herkese bir tavsiyem olacak
bilgi sahibi olun
bütün bilim dallarının konularını, dialektiğini, ve temel prensiplerini bari öğrenin.
Ben mimarım, palenatoloji ile hiç işim olmaz, ama inanın çok etkilendim.
Bize benzeyen, bizim kadar zeka sahibi olan insan tam 3 milyon yıldır(hatta daha fazla) dünyada yaşıyor. Bu ispatlı, tartışılamayacak bir konu.
dinciler düşünsünler şimdi, 3 milyon yıl nireeeeee, 1400 yıl nireeee.
niye kuran bu dörtmilyon yıl gibi bir süreden hiç bahsetmez?
niye sizin gözünüzde perde var? gümbür gümbür geliyoruz dediğiniz hale bakın bir, 7 milyar nüfus içinde 250 milyon kişiyi geçmez mülümanlar, ve hergeçen gün perişanlıkları artıyor, birisi milletvekili oldu diye islamiyet gümbür gümbür geliyorsa, vay milletvekilliğinin şanına. Bizdeki zibidilere ne demeli bilmem.
tayyip bir kukladır, benimle bile ne zeka ne bilgi yarışmasına girebilir, benim kadar anlayış asla onda yoktur. peki o niye başbakan?
biraz düşünün.
düşünmezseniz sürünün, benim keyfim iyi, sizlerden daha faydalı bir insanım. çevremde işçim olsun, müşterim olsun veya ticaret yaptığım insanlar olsun, kimse hakkımda en ufak bir kötü söz etmez. zaten bundan çok korkarım.
ben işçilerim için bilerdo salonu yaptım, internete bağlı bir bilgisayar koydum, eğer imkanım olursa hepsini 5 yıldızlı otellere tatile göndereceğim.
asla ezici konuşmam, emir vermem “yapalım” derim, “yaparmısın” derim.
inanın bir tek kişiyi bile ikna ederim diye yazmıyorum, sadece belki bir tane güzel bir insanla dost olurum diye yazıyorum. İster dinci olsun, ister ateist umrumda bile değil.
mail adresim sahin.gurses@hotmail.com
bana küfür etmek için boşuna zaman kaybetmeyin, sadece tanışmak isteyenler için yazdım.
“Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyete açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları, küfür bataklığında bırakır” (Enam Suresi, ayet 125).
Dikkat edileceği gibi, bu ayetin tümceleri çelişmeyle doludur: Tanrı, dilediğini Müslüman, dilediğini de saptırıp kafir yapıyor ve kafir yaptığını küfür bataklığına sokuyor! Yani kişiyi kafir yapan da Tanrı’dır, “kafir”ar diye küfür bataklığında bırakan da odur.
1.Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.
2.Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.
3.İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?
4.Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.
5.Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de ‘fücurla sürdürmek ister.’
6.”Kıyamet günü ne zamanmış” diye sorar.
7.Ama göz ‘kamaşıp da kaydığı,’
8.Ay karardığı,
9.Güneş ve ay birleştirildiği zaman;
10.İnsan o gün: “Kaçış nereye?” der.
11.Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.
12.O gün, ’sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)’ yalnızca Rabbinin katıdır.
13.İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir.
14.Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.
15.Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.
16.Onu (Kur’an’ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma.
17.Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir.
18.Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle.
19.Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir.
20.Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz.
21.Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz.
22.O gün yüzler ışıl ışıl parlar.
23.Rablerine bakıp-durur.
24.O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir.
25.Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.
26.Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
27.”Son müdahaleyi yapacak kim” denir.
28.Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
29.(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında;
30.O gün sevk, yalnızca Rabbinedir.
31.Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
32.Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.
33.Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti.
34.Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın.
35.Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın.
36.İnsan, ‘kendi başına ve sorumsuz’ bırakılacağını mı sanıyor?
37.Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi?
38.Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir ‘düzen içinde biçim verdi.’
39. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı.
40.(Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?
3. Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.
4.Yoksa kötülükleri yapanlar, Bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?
5. Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah’ın (tespit ettiği) süresi yaklaşarak-gelmektedir. O, işitendir, bilendir.
6. Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.
7. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; Biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
8.Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle Bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim.
9. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; elbette onları salihlerin arasına katacağız.
10.İnsanlardan öylesi vardır ki, “Allah’a iman ettik” der; fakat Allah uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Allah’ın azabıymış gibi sayar; ama Rabbinden ‘bir yardım ve zafer’ gelirse, andolsun: “Biz gerçekten sizlerle birlikteydik” demektedirler. Oysa Allah, alemlerin sinelerinde olanı daha iyi bilen değil midir?
11. Allah muhakkak iman edenleri de bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.
12. İnkar edenler, iman edenlere dedi ki: “Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim.” Oysa kendileri, onların hatalarından hiçbir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.
13. Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.
14.Andolsun, Biz Nuh’u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
15. Böylece Biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk.
16. İbrahim de; hani kavmine demişti ki: “Allah’a kulluk edin ve O’ndan sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
17. “Siz yalnızca Allah’tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah’ın Katında arayın, O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz O’na döndürüleceksiniz.”
18. “Eğer yalanlarsanız, sizden önceki ümmetler de (elçilerin çağrısını) yalanlamışlardır. Elçiye düşen ise, yalnızca açık bir tebliğdir.”
19.Onlar görmediler mi ki, Allah yaratmaya nasıl başlıyor, sonra onu iade ediyor? Şüphesiz, bu Allah’a göre kolaydır.
20. De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, böylelikle yaratmaya nasıl başladığına bir bakın, sonra Allah ahiret yaratmasını (veya son yaratmayı) da inşa edip yaratacaktır. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
21.Dilediğini azaplandırır, dilediğine merhamet eder. O’na çevrilip-götürüleceksiniz.
22. Siz yerde ve gökte (Allah’ı) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’ın dışında veliniz yoktur, yardım edeniniz de yoktur.
23. Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı ‘yok sayıp inkar edenler’; işte onlar, Benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azap onlarındır.
24. Bunun üzerine kavminin (İbrahim’e) cevabı yalnızca: “Onu öldürün ya da yakın” demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
25. (İbrahim) Dedi ki: “Siz gerçekten, Allah’ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz. Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur.”
26.Bunun üzerine Lut ona iman etti ve dedi ki: “Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.”
27.Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik ve onun soyunda (seçtiklerimize) peygamberliği ve kitabı (vahy ihsanı) kıldık, ecrini de dünyada verdik. Şüphesiz o, ahirette salih olanlardandır.
28.Lut da; hani kavmine demişti: “Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı ‘çirkin bir utanmazlığı’ yapıyorsunuz.”
29.”Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve biraraya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?” Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: “Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah’ın azabını getir” demek oldu.
30.Dedi ki: “Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et.”
31. Bizim elçilerimiz İbrahim’e bir müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: “Gerçek şu ki, biz bu ülkenin halkını yıkıma uğratacağız. Çünkü onun halkı zalim oldular.”
32. Dedi ki: “Onun içinde Lut da vardır.” Dediler ki: “Onun içinde kimin olduğunu Biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır.”
33. Elçilerimiz Lut’a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: “Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır.”
34.”Şüphesiz Biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azap indireceğiz.”
35. Andolsun, Biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.
36.Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik) Böylece dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.”
37.Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
38. Ad’ı ve Semud’u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip-çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.
39. Karun’u, Firavun’u ve Haman’ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azaptan kurtulup) geçecek değillerdi.
40. İşte Biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
41. Allah’ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.
42. Allah, Kendi dışında hangi şeye taptıklarını şüphesiz bilir. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
43.İşte bu örnekler; Biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez.
44. Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için bir ayet vardır.
45.Sana Kitap’tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir.
46. İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: “Bize ve size indirilene iman ettik; bizim İlahımız da, sizin İlahınız da birdir ve biz O’na teslim olmuşuz.”
47. İşte Biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlar (putatapıcılar)dan da ona iman edecek olanlar vardır. İnkarcılardan başkası Bizim ayetlerimizi inkar etmez.
48.Bundan önce sen hiç kitap okuyan değildin ve onu sağ elinle de yazmıyordun. Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.
49.Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, Bizim ayetlerimizi inkar etmez.
50. Dediler ki: “Ona Rabbinden ayetler (birtakım mucizeler) indirilmeli değil miydi?” De ki: “Ayetler yalnızca Allah’ın Katındadır. Ben ise, ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
51.Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.
52. De ki: “Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah’ı inkar edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.”
53. Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azap gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir.
54. Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o inkar edenleri gerçekten kuşatıp-durmaktadır.
55 Azabın onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacağı gün (Allah): “Yaptıklarınızı tadın” der.
56. Ey iman eden kullarım, şüphesiz Benim arzım geniştir; artık yalnızca Bana ibadet edin.
57. Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra Bize döndürüleceksiniz.
58. İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.
59. Ki onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
60. Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O, işitendir, bilendir.
61. Andolsun, onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emre amade kıldı?” diye soracak olursan, şüphesiz: “Allah” diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar?
63. Andolsun onlara: “Gökten su indirip de ölümünden sonra yeryüzünü dirilten kimdir?” diye soracak olursan, şüphesiz: “Allah” diyecekler. De ki: “Hamd Allah’ındır.” Hayır, onların çoğu akletmiyorlar.
64- Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve ‘(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır’. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.
65- Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O’na ‘halis kılan gönülden bağlılar’ olarak, Allah’a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.
66- Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlanıp-metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
67- Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp-yağma edilirken, Biz Harem (Mekke)yi güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Allah’ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?
68- Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerden veya kendisine hak geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim kimdir? İnkar edenlere cehennem içinde bir konaklama yeri mi yok?
69- Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah, ihsan edenlerle beraberdir
Kelime-i Şehadet, Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu ve resûluhu şeklinde telaffuz edilen söz.
Türkçesi: “Ben şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve resuludür.” Arapça’da “La” ve “İlla” kelimelerinin kullanım şekline göre, ilk bölüm “Hiçbir İlah yoktur, sadece Allah vardır.” şeklinde de tanımlanmaktadır.
La ilâhe illallah, “Allah’tan Başka İlah Yoktur” manasına gelen Arapça ibaredir. İslam inancındaki Allah’tan başka ilah olmadığı esasının beyanı olan ibaredir. Kelime-i Tevhid’in ilk kısmıdır. Ayrıca Tevrat’ta 10. emir içinde yer alır.
Muhammed kırk yaşlarında dul bir kadın olan Hatice ile evlendiği tarihte henüz yirmi beş yaşındaydı.
Kendisinden on beş yaş büyük bu kadınla evli bulunduğu süre boyunca (ki yirmi beş yılı bulur) başkaca hiçbir kadınla ilişki kuramamış, haremine bir başka kadın katamamıştır.
Bunun nedeni Hatice’ye sevgi ve sadakat beslemesinden değil, fakat Hatice’nin hem otoriter, hem şahsiyet sahibi ve hem de varlıklı bir kadın olup ona böyle bir şey yapma olanağını vermemesindendir.
Fakat Hatice’nin ölümü üzerine iş hemen değişir; aradan iki-üç ay bile geçmeden iki kadınla birden evlenir; bunlardan biri Ayşe’dir ki, o tarihte henüz 6 yaşında bir kızdır; diğeri ise Şevde adında dul bir kadındır. Medine’ye hicretten sonra kadınlarının (ve cariyelerinin) sayısını iki düzineye çıkarır. Bunu sağlamak üzere de Kur’an’a kendisi için özel hükümler koyar: Örneğin başkalarına dörtten fazla kadınla evlenmeyi yasaklarken, kendisini bu kayıtlamanın dışında tutar. Bu sayede dokuz ya da on bir kadınla aynı zamanda nikahlı olduğu ve ayrıca da cariyelere sahip bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu kadar çok kadınla bir arada yaşamanın ortaya çıkardığı sorunları da Tanrı’dan geldiğini söylediği vahiylerle kendi günlük yaşam gereksinimleri doğrultusunda çözüme bağlamıştır.
“Ey Peygamber hanımları! Sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah’tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın… evlerinizde oturun; eski Cahiliyyede olduğu gibi açılıp saçılmayın..(vs.)” (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 3233).
Hüseyin Kurumahmutoğlu 14 Temmuz 1987 günü Mamak zindanlarında sabah namazını eda ederken bir askerin arkadan kafasına dipçik vurması suretiyle şehit olmuştur. Allah(c.c.) rahmet eylesin!
İzimiz olacak hep onun izi,
Ne desem nafile bu imiş yazı
Bu dünyada yarım kalan namazı
Cennet-i Ala ‘da kıldı Hüseyin
Muradı Firdevs’te aldı Hüseyin.
Hak yolda yürüdü Hak yolda gitti
Hak yolda bir ömür böylece bitti.
Çiçeği burnunda babayiğitti
Ülkü bahçesinde güldü Hüseyin
Soldu Ülküdaşım soldu Hüseyin.
Hüseyin’de ne can ne nefes kaldı
Geriye bir ülkü bir heves kaldı.
Bir kanlı seccade bir de fes kaldı
Arif’i acıya saldı Hüseyin.
Öldü Ülküdaşım öldü Hüseyin.
Nasıl öldü dedim nasıl ben ona
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Öldü denilmezmiş şehit olana
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Onlar yaşar amma zordur görmesi,
O kanlı seccade, o kanlı fesi,
İşte işareti işte belgesi
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Esas ölü onun kanına giren,
Kıldığı namazı ona çok gören,
Esas ölü onlar onlar geberen
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Laik TÜRKİYE’NİN kurumu,isi,
Çıkıp konuşsa ya yok mu birisi,
Meclisi dolduran hayvan sürüsü,
Hüseyinler Ölmez,Şehitler Ölmez
Ve siz.Ey vicdanı katı olanalar,
Vatanın kan emen biti olanlar
Her devrin köpeği iti olanlar
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Ya iyide niye tartışıyoruz biz.
Hem ağzı bozuk müslümanları dahada kudurtuyoruz. Nasıl olsa diğer tarafı ikna etmemiz imkansız görünüyor.
Boşuna zaman kaybı değilmi bu?
Sizin dininiz size, bizim dinsizliğimiz bize.
Yanacaksak size ne?
allah madem don biçmiş hepimize,
Bizim aletler açıktaysa kime ne?
Hadi bakayım hepiniz bakın işinize.
Kendını ınanan sanan ağzı bozuklara, bakın bunlar ınanan değıl emın olun muslumanlığı kırleten ve ınsanlara on yargı yaratmaya çalışan zıbıdılerdır… ben ınanan bırıyım ama asla demokrat çağdaş kımlığımden vazgecmem laık ve Ataturkçuyum oylesıne bır lıder oldumu yeryuzunde o ufacık beynınız bıle almalıydı bunu peygamberlık dını yayamak tanıtmak Ataturkle ne alaka o da ınsanlara kendınızı yonetecek kadar aklınız olduğunu kadınlarada gokyuzunu guneşı hayatı yaşamaları esarete boyun eğmemelerı ıcın dunyadakı ılk secme hakkını onlara verdı sız ne dıyosunuz bee Ataturk kımse kım annesı kımse kım oyle bır onder oldukı bıze ne olacak sızın bunu oğrenmek ıcın Atatürkün sızın gıbı bağnazlarla nasıl mucadele ettığını okuyun sızı farklı bır gelecek beklemeyecek çunkü…
güneş,
bilginin eksikliğini çektiğin belli
ama en azından sorgulama yeteneğin var,
Senden ricam.
Kim ne derse desin herşeyi sorgula,
dinini, kendini, beni, doğru kabul edilen herşeyi sorgula lütfen.
dünyayı saran tobazlara sakın uyma.
Benim gözümde, müslümanla, hıristiyan veya yahudi arasında gram fark yok
Hepsi aynı bok.
sen kendini bil, gerisi yok
Bu sitedeki makalelere ve görüntülere bakıyorumda topu kışkırtıcı ve nefreti körükleyici propaganda…Bazı saftozlarda bu uyduruk makale ve iftira amaçalı çarpıtılmıs görüntülere inanıyor.
Gercekleri gormek istemeyen deve kusu sun gibisin desem ona hakaret olur.Gorduklerini idrak edemeyecek kadar ahmak yada inadindan koru korune dinsizlik provokotorlugu yapiyorsun .
bakar korler
LEŞ KARGALARINA İTHAFEN
—————————————–
BE HEY dürrzü
Hey gidi dürzü şimdi gör bak nerdesin,
Dürzü yaptıklarının dedikleri yerdesin.
Sarhoşken geçecektin sıratın köprüsünü,
Göreceksin ateşin seni yakan közünü.
Gerici, dinci deyip, hep geçerdin alayı
Dediklerin yüzünden yiyeceksin kalayı
Ölene kadar içtin, içip kendinden geçtin
Ey sen bu yolu hep isteyerek seçtin
Gittiğin yerde var mıdır meze, rakı, şarap
Yine diyor musundur ulan şerefsiz Arap
Sen kimsin demiştin ya dinini savunana
Bak şimdi hesap günü inlersin yana yana
Orda da böbürlenip atıp tutuyor musun?
Yoksa pişman oldun da tövbe mi ediyorsun
İş işten geçti şimdi çaban boşuna
Bakalım öbür taraf gidecek mi hoşuna
Yat Kalk sadece ALLAHINA dua et
KESKE TOPRAK OLSAYDIM DESIN AMA NAFILEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEEE
http://www.kralblog.net/ataturk-hakkinda-bilinmeyenler/
http://www.dailymotion.com/related/x63n4k/video/x687ju_yslam-ve-turkler_news?hmz=74616272656c61746564
Gercekleri gormek istemeyen deve kusu sun gibisin desem ona hakaret olur.Gorduklerini idrak edemeyecek kadar ahmak yada inadindan koru korune dinsizlik provokotorlugu yapiyorsun .
bakar korler
nikini islam ve turkler koymusun orkun
senin gibi bir cagdas yobaza yakismamis neden hz muhammed ve islam ve turkler maskesi arkasina gizleniyorsun …….
http://www.dailymotion.com/relevance/search/islam+bu/video/x7kzgx_yslam-bu-wafa-sultan-turkce-altyazi_webcam
http://www.youtube.com/watch?v=lfGrNl2qJJU&feature=related
gokden indigi kitablarla bir sa
http://www.youtube.com/watch?v=lfGrNl2qJJU&feature=related
gokden indigi kitablarla bir saymamalidir
biz gercek hayattan aliriz ne demek?nasil bir sey ?
orkun islam niki degil asil ismini yaz yazik sana……..
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=856904&title=belcikada-ilk-basortulu-vekil
san soylemisdim orkun avrupa da parlemontoya girecegimizi Belcikada parlemontadayiz elhamdulillah
bu gun mahinur ozdemir hemde hrstiyan demokrat partiden kazandi bizler geliyoruz gumbur gumbur……dur un onumuze burada da okumamizi engelleyin gelin sizler yaparsiniz
Ya Allah askına orda nereye kadar geleceğınızı nerde sızı durdaracakları onceen hesap edılmış kendı başarınızmış gıbı konuşmayın ya acın gozlerınızı ya hepsıde sıyası polıtıka ne çabuk yollarına katıyorlar sızı kuzucuklar, sankı belçıkayı fethetmışler gumbur gumbur ha çok guzel yaa guldurdun benı…
okullarda okutmamak icin elinizden geleni yapin size nereye gelecegi degil takip edip girmeye calistiginiz,
Avrupa da ki hakkin nasil sizinse ettiginiz zulmu soyluyoruz ;ama kafa o kadar kalin ki ,gulsen ne olur.zaten sizler aglanacak hallere gulersiniz.
EVET GÜMBÜR GÜMBÜR GELİYOR .
BAZILARI OROSPULUKLARIYLA GÖT VERENLİKLERİYLE GÜNDEME GELİRKEN BUNLAR OKULLA İLİMLE BİLİMLE GÜNDEME GELİYORLAR.
KIZLIK ZARLARINI DİKTİRENLERİN YÜZDE YÜZÜ KENDİNİ ÇAĞDAŞ ZANNEDEN GÖTÜ BAŞI AÇIK OROSPU ADAYLARI.
NE YAPIYONUZ ÜLKE İÇİN AMINA KOYİM AHLAKSIZLIKTAN BAŞKA GÖTÜNÜZÜ AÇMAKTAN BAŞKA NE YAPARSINIZ.
YOK OLUP GİDECEKSİNİZ BİR GÜN .
Araplar Frigya tanricasi Kible’nin vajinasini (amcigini) calip Kabe’ye yerlestirdiler. Bu amciga sonradan Hacer-ül Esved ismi koydular.
Her Müslüman hayatinda en az bir kez Kabe’ye gidip Kible tanricasinin amcigini öpmek zorundadir. Buna da “hac” diyorlar.
Bunla da yetinmiyorlar.
Her mümin günde 5 kez Kabe’ye, daha dogrusu Kible’nin amcigina yöneleter ibadet ediyor. Her ibadet edindiginde bir kac kez domnaliyorlar. (iyi domalmalar!)
Bu putperestlige Müslümanlar ibadet diyor.
Oysa biz Atatürk’e tapmayiz. Onu bir önder olarak görürüz.
Aradaki fark:
Muhammed cahil, sübyanci, talanci ve katil bir bedevi idi.
Atatürk de gercek bir önder idi.
Bir tasa tapmak adiliktir. Müslümanlar taslara tapiyor.
Ha bir de seytan taslama var. O da baska bir put. Nerdeyse unutuyordum.
ataturk ondereniz bi ibne idi siz de onun evlatlarisiniz
:))::)
ananizi blaklar siksin oruspu yahudi dolleri cagdas pisler ha atanizda bi picdi
yahudi usaklari ben sizin hepnizi sikeyim 25 slik tapancamla
:):)
siz o tasi alin da ananizin atanizin deliklerine koyun putperesler yahudi dolleri
:)
Muhammed cahil, sübyanci, talanci ve katil bir bedevi idi.
sübyanci ümmeti
hakk din islamiyettir , dogrularin , guzellliklerin dini
Allahin kabul buyurdugu din islamiyettir
diger dinler batil
diger systemler batil karanligin dinleri ve systemleridir
islam aydinlik , huzur temizliktir
digerleri pisliktir ……………………..
papazlar siksin sizin bacinizi
burda kiz kalmamis , onlarda insan
kristiyanlara yaranirsiniz , muslumanlari beyenmessiniz ,………
orkun koray biraz efendi idi
sen tam bi pic sin yobaz , cahil geri zekali deyus , turklugunden supeliyim………………:)
türk olan birisi öle konuşurmu kesin bi yahudi yarrağı araya karısmıs bu olmustur zuhahahahah
nede olsa bu sözde çağdaşların delikleri halka açık giren çıkan belli değil işte böle karma bi nesil çıkıyor ortaya bu ibneler yüzünden.
her sene tatile gittiklerinde ingiliz yahudi yarrağı yiyolar karışıyo böle islamiyete türklüğe küfür eden piçler oluşuyor.
Amınıza ekskavatorle Müslüm gündüz girsin
osmanlıyız biz
yedi yüz yıl evvel bir devlet kurduk
osmanlı adını arşa duyurduk
her asra türklüğün mührünü vurduk
aslı türk, nesli türk osmanlıyız biz
“ne büyük kumandan ne büyük asker”
diyerek yüceltmiş en son peygamber
şehitlik peşinde koşmuş her asker
aslı türk, nesli türk osmanlıyız biz
mehterler çalınca hünkar en başta
estergon, kanije, budin, mohaç ta
atamın izi var toprakta taşta
aslı türk, nesli türk osmanlıyız biz
“ne büyük kumandan ne büyük asker”
diyerek yüceltmiş en son peygamber
şehitlik peşinde koşmuş her asker
aslı türk, nesli türk osmanlıyız biz
ataturk diye tapin misyoner kufurbaz ,sen kimsin kabe kim allahsiz once nesebini bul ondan sonra konus kufurbaz dinsiz……….hristiyan ve asili belli yahudiler senden daha sereflidir .onlar siksin anani bacini babasi belirsiz .tanimadigin bu peygamber olmasa idi simdi o koca agzini acacak durumun zulumlerden olurmuydu acaba o kufurler senin inancin neyse oldugu gibi sana geri iade ……. nesebsiz kafir….
o savunduklarin elden gecirdi bir suru kadini ;geceler yapip sikti babaneni belki annani pislik bosuna mi bu halde cenabetsiniz yolsuzsunuz
demek seni biri subyanken becermis ibne olmussun otuyorsun herkezide kendin gibi saniyorsun……
muslumanlar SADECE ALLAHA INANIR O INSANA SAH DAMARIN DAN YAKINDIR
BIZ NE PUTPEREST NEDE TASA TAPACAK KADAR AHMAGIZ ?
ALLAHIN EMRI EVET BES AMA IMANIN YOKSA KI O IMAN 6 SEYE DIR ONCE ALLAHA SONRA RASULE VE ONDAN SONRA TUM PEYGAMBERLERE .MELLEKLERE VE KITAPLARA TUMUNE .AHIRETE VE KAZA VE KADERIN ALLAHDAN GELDIGINE BU BIZIM 6 MADELIK IMANIMIZ SENIN DEDIGIN TAS BU ISE EYVALLAH ;….
.KI BIZ TAPMAZ IBADET EDERIZ IFADEMIZ DIEREK ARACISIZ ALLAHADIR
Sübyanci Muhammedin ümmetleri.
Muhammed’in en küçük karısı Aişe’dir. Muhammed 52 yaşında iken, 9 yaşında olan Aişe ile gerdeğe girmiştir (Aişe, Muhammed ile evlendiğinde 6 yaşında idi (Bkz:Buhari, e’s Sahih, Kitabu Menakıbı’l-Ensar/44; Tecrid, Hadis no:1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, Hadis no:1422) ,demek ki 3 yıl beklenilmiş).Bunun üzerine, islam hukuku bundan bir sonuç çıkarıyor ve “9 yaşındaki bir kız, “müştehat” (şehvete konu olabilecek çagda sayılır) deniyor. Ve de bu nedenle, bir erkeğin 9 yaşındaki bır kızla evlenebileceğini bildiriyor bır fıkıh hükmü olarak(Bkz:Muhammed Ali Tehanevi, Keşşafu ıstılaha-tı’l-Fünun,1/788).
M. Sofuoğlu (Cilt 4, Syf – 318,319)
Sahih-i Müslim ve Tercümesi
Babanın Küçük Bakire Kızı Evlendirmesi Babı
1422…….: Aişe şöyle dedi: Ben altı yaşımda iken Resulullah beni (nişan) akdi yaptı. (Üç yıl sonra) ben dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi. Aişe dedi ki: Biz Medine’ye geldik. Akabinde ben bir ay sıtmaya tutuldum, hummanın şiddetinden saçım döküldü. (Hastalıktan kurtulunca) saçım gürleşti ve omuzlarıma kadar uzadı. Bir kere ben arkadaşlarımla beraber bir salıncak üzerinde oynarken annem Ummu Ruman bana doğru geldi ve beni çağırdı. Ben de annemin yanına geldim. Benden ne isteyeceğini bilmiyordum. Annem elimden tuttu sonunda beni evin kapısı önünde durdurdu. Bende yorgunluktan dolayı “heh, heh” diyerek kaba kaba soluyordum. Nihayet derin derin soluyuşum geçti. Sonra beni eve soktu. Evde Ensar’dan birtakım kadınlarla karşılaştım. Bu kadınlar: Hayır ve bereket üzere, en hayırlı kısmete dediler. Annem beni bu kadınlara teslim etti. Onlar da başımı yıkadılar ve üstümü başımı düzelttiler. Duha vaktinde Resulullah’ı habersizce görmekten başka beni hiçbir şey heyecanlandırmadı. Akabinde Ensar kadınları beni Resulullah’a teslim ettiler.
Aişe: Peygamber beni altı yaşında bir kız iken akid yaptı, dokuz yaşında bir kız iken de benimle evlendi demiştir.
Ma’mer, Zuhri’den, o da Urve’den, o da Aişe’den haber verdi ki: Peygamber Aişe’yi yedi yaşında bir kız iken akid yaptı, dokuz yaşında ve oyuncakları beraber iken de evlendi ve nihayet Aişe on sekiz yaşında bulunduğu sırada Resulullah vefat etti.
Aişe şöyle demiştir: Resulullah Aişe’yi altı yaşında iken akid yaptı. Aişe dokuz yaşında bir kız iken Resulullah’ın evine gidip zifaf oldu. On sekizlik bir kadın iken de Resulullah vefat etti.
6542 – Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti”
5607 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl’de nikâh yapmıştı. Şevvâl’de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?” (Urve der ki: “Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi.”
Müslim, Nikah 73, (1423);
Tirmizi, Nikah 9, (1093);
Nesai, Nikah 77, (6, 130).
5575 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine’ye geldik. Benî’l-Hâris İbnu’l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. “Hayırlı, bereketli olsun!”, “Uğurlu mübarek olsun!” diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O’na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim.”
Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61;
Müslim, Nikah 69, (1422);
Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937);
Nesai, Nikah 29, (6, 82).
5574 – Urve merhum, Hz. Aişe radıyallahu anhâ’dan şunu nakletmiştir: “Hz. Peygamber aleyhissalâtu vesselâm bana dedi ki: “Rüyamda sen bana üç gece gösterildin: Melek seni bana bir ipek parçası içerisinde getirdi ve “Bu senin zevcendir, aç onu!” dedi. Ben de açtım, içindeki sendin. Ben: “Bu rüya Allah katından ise, onu gerçekleştirecektir” dedim.”
Buhari, Nikâh 9, 35, Ta’bîr 20, 21;
Müslim, Fezâilu’s-Sahâbe 79;
Tirmizi, Menakıb (3875).
4448 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm’ın hanımlarından hiçbirine, Hz. Hatice radıyallahu anha’ya karşı duyduğum kıskançlığı hiç duymadım. Halbuki onu hiç görmüşlüğüm de yok. Ancak, Aleyhissalatu vesselam onun yâdını çok yapardı. Ne zaman bir koyun kesip parçalara ayırsa Hatice’nin dostlarına da gönderirdi. Bazan ona: “Sanki dünyada Hatice’den başka kadın yok!” derdim de bana: “(Onun gibisi var mıydı, o şöyleydi, o böyleydi..! (Öbür kadınlar beni çocuktan mahrum ederken) benim çocuklarım ondan oldu” diye karşılık verirdi. (Hz. Aişe derki: İçinden ” Bir daha Hatice hakkında kötü söz söylemeyeceğim” dedim).” Hz. Aişe devamla der ki: “”Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, Hatice’den üç yıl sonra benimle evlendi.”
Buhari, Menakıbu’l-Ensar 20, Nikah 108, Edeb 73, Tevhid 32;
Müslim, Fezailu’s-Sahabe 73, 74, 77, 78, (2434, 2435, 2436, 2437);
Tirmizi, Menakıb, (3885, 3886).
6577 – Hz. Aişe radıyallahu anha anlatıyor: “Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam’ın yanında iken bebeklerimle oynardım. Aleyhissalatu vesselam da benim kız arkadaşlarımı bana gönderirdi. Arkadaşlarımla beraber oynardık.”
5607 – Hz. Aişe radıyallahu anhâ anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm benimle Şevvâl’de nikâh yapmıştı. Şevvâl’de gerdek yaptı. Yanında hangi kadını benden daha bahtlı idi?” (Urve der ki: “Hz. Aişe radıyallahu anhâ) yakınlarından olan kadınları şevvâl ayında gerdeğe sokmayı müstehab addederdi.”
Müslim, Nikah 73, (1423);
Tirmizi, Nikah 9, (1093);
Nesai, Nikah 77, (6, 130).
6542 – Abdullah İbnu Mes’ud radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha ile yedi yaşında iken onunla nikahlandı, dokuz yaşında iken zifaf yaptı. Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe onsekiz yaşlarında iken vefat etti”
6547 – Ebu Saidi’l-Hudri radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hz. Aişe radıyallahu anha’yı, elli dirhem değerinde ev eşyası mukabilinde nikahladı.”
14- Aişe(rah)anlatıyor;
‘’Resullah ‘ın yanında kızlarla oynuyordum ,benimle birlikte oynayan arkadaşlarım vardı.Resullah (s.a.) eve girdiği zaman onlar gizlenirlerdi. Kendisi evde olmadığı zaman – onları bana gönderir,benimle oynarlardı..’’204
herkes bişiler söylüyor.
Valla beni sizin gerçek dininiz hiç ilgilendirmiyor.
Yada hıristiyan olmanız
Ama çok garip bir konu var;
hala osmanlı köpekliğini isteyen özleyen salaklar dolu.
Şunu kafanıza koyun
belki şeriat gelebilir, belki herkes kominist de olabilir.
ama osmanlının işi geçen yüzyıl bitti.
artık yok
ve aslada olmayacak
onların gelirleri savaş ganimeti üzerineydi.
şimdi öyle bir şansınız yok, en büyük bombalar size ait olsa bile hiçbir işinize yaramaz artık.
hele krallık işi
o artık gelemez
önder diye bir şey olamaz artık
son adam ATATÜRKTÜ.
O devirde kapandı
şimdi herkes kendisine bakacak.
öyle kitap ile peygamber ile bilmem ne ile götünüzü kurtarmanız imkansız.
daha yazman artık buraya davos bitmiştir benm için
o ne, minute mi?
Bu arada ilave etmek isterim ki.
anti yobaz arkadaşımız güzel bir derleme yapmış.
Ama çoğu islam alimleri tarafından olsa bile bir söylentidir.
Oysa kuranda
maide süresinin bilmem kaçıncı ayetinde derki
biz isaya dedik ki
sen daha beşikte ikende büyüncede konuşuyordun
bzi sana beşikte iken tevratı incili öğrettik.(veya yakın bişi)
İyide arkadaş, incil diye kutsal bir kitap yok ki?
hatta isa bir kitap bile yazmayı düşünmedi, hatta onu bırak, adam hıristiyanlığı hiç bğilmedi, bir yahudi olarak yaşadı ve öldü.
hıristiyanlık o öldükten bir kaç yüz yıl sonra ortaya çıktı
incil ise daha sonra peydah oldu.
kuran nasıl oluyorda olmayan bir şeyi sahipleniyor.
Bu anlattığım çok basit bir örnektir. daha binlerceside mevcuttur.
Korkmayan hiçbir insan müslüman olamaz. ancak korkakların ilacıdır o.
hele şu maide süresi
keşke kuranda hiç olmasaydı.
resmen içine etmiş kitabın
kuranı yıllardır incelerim ve devam ediyorum. maide süresinin dilide, yaklaşımıda kuranın geneline aşırı terstir.
Şimdi bana kızacak küfür edecek bir sürü müslüman çıkacaktır. hepsine gülüyorum. onlarla işimde olmaz zaten.

Beni dilediği gibi yaratan, ve nerede nasıl yaşayacağımıda belleyen bir tanrı, yarın bana nasıl hesap sorabilir?
salakların cevabı şudur, “sana akıl fikir vermiş”
iyide benim aklım allahın kaderini değiştirebilirmi?
hepsi zırvalık.
neyse, kimseyle kuranı tartışmam, sadece yeri geldi bende bir kaç şey söylüyeyim istedim.
ben dinlere inanmam
ben rantın oluşacağı bir kominizmide redderim.
bir sürü çalışanım var
bazıları dinci
cuma namazına giderler
cuma vakti oturanını görünce sen niye namaza gitmedin bakalım diye hesap sorarım. onlarla din konusuna hiç girmedim girmemde.
şimdi türkiyede herkes sürünüyor.
Hiç umrumda değil, benim keyfim gıcır. isterlerse şeriati getirsinler, o zaman daha çok para kazandırılar bana,
muhammed ticaret yapın rızkın onda dokuzu ondadır der.
iyide ticaret iyi bir şey değil ki
ben olsaydım, imalatçı olun, bir şeyler üretin, para kazanmasanız bile insanlığa katkınız olur derdim.
muhammed mi iyi laf etmiş olur ben mi?
herşey komedi yaaa.
yırtın lan bakayım kendinizi, allahüekber deyin çabuk
hayırlara vesile ola
amin
hazır vaktim varken bir kaç şey daha yazayım.
muhammed bedevi değilmiydi ki?
sarışın esmer kıvırcık saçlı kelmiydi de kızıyorsunuz?
hem ne olur biri çıkıp muhammede laf etse?
değerimi düşer?
siz asıl hırsınıza bakın, ettiğiniz küfürlere bakın
nerde kaldı müslümanlığınız?
küfür içindesiniz ve haklı olduğunuzu sanıyorsunuz
eğer bu halde haklıyız diyorsanız sizin yeriniz başka.
Bakın dinli veya dinsiz herkese bir tavsiyem olacak
bilgi sahibi olun
bütün bilim dallarının konularını, dialektiğini, ve temel prensiplerini bari öğrenin.
Ben mimarım, palenatoloji ile hiç işim olmaz, ama inanın çok etkilendim.
Bize benzeyen, bizim kadar zeka sahibi olan insan tam 3 milyon yıldır(hatta daha fazla) dünyada yaşıyor. Bu ispatlı, tartışılamayacak bir konu.
dinciler düşünsünler şimdi, 3 milyon yıl nireeeeee, 1400 yıl nireeee.
niye kuran bu dörtmilyon yıl gibi bir süreden hiç bahsetmez?
niye sizin gözünüzde perde var? gümbür gümbür geliyoruz dediğiniz hale bakın bir, 7 milyar nüfus içinde 250 milyon kişiyi geçmez mülümanlar, ve hergeçen gün perişanlıkları artıyor, birisi milletvekili oldu diye islamiyet gümbür gümbür geliyorsa, vay milletvekilliğinin şanına. Bizdeki zibidilere ne demeli bilmem.
tayyip bir kukladır, benimle bile ne zeka ne bilgi yarışmasına girebilir, benim kadar anlayış asla onda yoktur. peki o niye başbakan?
biraz düşünün.
düşünmezseniz sürünün, benim keyfim iyi, sizlerden daha faydalı bir insanım. çevremde işçim olsun, müşterim olsun veya ticaret yaptığım insanlar olsun, kimse hakkımda en ufak bir kötü söz etmez. zaten bundan çok korkarım.
ben işçilerim için bilerdo salonu yaptım, internete bağlı bir bilgisayar koydum, eğer imkanım olursa hepsini 5 yıldızlı otellere tatile göndereceğim.
asla ezici konuşmam, emir vermem “yapalım” derim, “yaparmısın” derim.
inanın bir tek kişiyi bile ikna ederim diye yazmıyorum, sadece belki bir tane güzel bir insanla dost olurum diye yazıyorum. İster dinci olsun, ister ateist umrumda bile değil.
mail adresim sahin.gurses@hotmail.com
bana küfür etmek için boşuna zaman kaybetmeyin, sadece tanışmak isteyenler için yazdım.
Isa`ya incil diye bir kitap inmedi. Yobazlar sürekli olarak incil degistirildi bozuldu derler.
incil isa öldükten çok sonra onun havarileri tarafindan yazildi.
insan söyledigi yalanlara bir süre sonra kendiside inanirmis….
Kuran`daki çeliskiler:
Tanrı’nın ağzından çıkmış sözler olduğu iddia edilen Kur’an’da, bu kitabın Muhammed’in sözü olduğuna dair ayetler de vardır:
“Hiç şüphesiz o (Kur’an), çok şerefli bir elçinin sözüdür” (Hakka Suresi, ayet 40).’
“O (Kur’an), şüphesiz değerli… ve (Allah’ın) katında itibarlı bir elçinin getirdiği sözdür” (Tekvir Suresi, ayet 1920).
“Allah kimi doğru yola koymak isterse onun kalbini İslamiyete açar. Kimi de saptırmak isterse, göğe yükseliyormuş gibi kalbini dar ve sıkıntılı kılar. Allah inanmayanları, küfür bataklığında bırakır” (Enam Suresi, ayet 125).
Dikkat edileceği gibi, bu ayetin tümceleri çelişmeyle doludur: Tanrı, dilediğini Müslüman, dilediğini de saptırıp kafir yapıyor ve kafir yaptığını küfür bataklığına sokuyor! Yani kişiyi kafir yapan da Tanrı’dır, “kafir”ar diye küfür bataklığında bırakan da odur.
kendi dininize bakın o zaman orospu çocukları
kozmozamı inanırsınıuz ananızın amına mı inanırsınız ne haliniz varsa görün
bide ayet yazıyo amınakodumun çocuğu vatansız dinsiz orospunun evlatları
dışarda meydanda de bunlarıda ananın amına 70 milyon kişi giriversin
ancak klavye basında konusursunuz kerane çocukları
amcığın biride önceki küfürlere bakmıyor
kendi yandaşına küfür edildi diye zoruna gidiyor
aynı piçiz desene amına kodumun evladı
Rahman Rahim olan Allah’ın adıyla
1.Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.
2.Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.
3.İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?
4.Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.
5.Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de ‘fücurla sürdürmek ister.’
6.”Kıyamet günü ne zamanmış” diye sorar.
7.Ama göz ‘kamaşıp da kaydığı,’
8.Ay karardığı,
9.Güneş ve ay birleştirildiği zaman;
10.İnsan o gün: “Kaçış nereye?” der.
11.Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.
12.O gün, ’sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)’ yalnızca Rabbinin katıdır.
13.İnsana o gün, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle haber verilir.
14.Hayır; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir.
15.Kendi mazeretlerini ortaya atsa bile.
16.Onu (Kur’an’ı, kavrayıp belletmek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durma.
17.Şüphesiz, onu (kalbinde) toplamak ve onu (sana) okutmak Bize ait (bir iş)tir.
18.Şu halde, Biz onu okuduğumuz zaman, sen de onun okunuşunu izle.
19.Sonra muhakkak onu açıklamak Bize ait (bir iş)tir.
20.Hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı (dünyayı) seviyorsunuz.
21.Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz.
22.O gün yüzler ışıl ışıl parlar.
23.Rablerine bakıp-durur.
24.O gün, öyle yüzler vardır ki kararmış-ekşimiştir.
25.Kendisine, beli büken işlerin yapılacağını anlamaktadır.
26.Hayır; can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman,
27.”Son müdahaleyi yapacak kim” denir.
28.Artık gerçekten, kendisi de bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
29.(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaştığında;
30.O gün sevk, yalnızca Rabbinedir.
31.Fakat o, ne doğrulamış ne de namaz kılmıştı.
32.Ancak o, yalanlamış ve yüz çevirmişti.
33.Sonra çalım satarak yakınlarına gitmişti.
34.Sen buna müstahaksın, dahasına müstahaksın.
35.Yine müstahaksın, dahasına da müstahaksın.
36.İnsan, ‘kendi başına ve sorumsuz’ bırakılacağını mı sanıyor?
37.Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi?
38.Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir ‘düzen içinde biçim verdi.’
39. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı.
40.(Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?
Ankebut
Elif, Lam, Mim.
2.İnsanlar, (sadece) “İman ettik” diyerek, sınanmadan bırakılacaklarını mı sandılar?
3. Andolsun, onlardan öncekileri sınadık; Allah, gerçekten doğruları da bilmekte ve gerçekten yalancıları da bilmektedir.
4.Yoksa kötülükleri yapanlar, Bizi (aşıp) geçeceklerini mi sandılar? Ne kötü hükmediyorlar?
5. Kim Allah’a kavuşmayı umuyorsa hiç şüphesiz Allah’ın (tespit ettiği) süresi yaklaşarak-gelmektedir. O, işitendir, bilendir.
6. Kim cihad ederse, yalnızca kendi nefsi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, alemlerden müstağnidir.
7. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; Biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
8.Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin olmayan şeyle Bana ortak koşman için sana karşı çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda, onlara itaat etme. Dönüşünüz Banadır. Artık yaptıklarınızı size haber vereceğim.
9. İman edip salih amellerde bulunanlar ise; elbette onları salihlerin arasına katacağız.
10.İnsanlardan öylesi vardır ki, “Allah’a iman ettik” der; fakat Allah uğruna eziyet gördüğü zaman, insanların (kendisine yönelttikleri işkence ve) fitnesini Allah’ın azabıymış gibi sayar; ama Rabbinden ‘bir yardım ve zafer’ gelirse, andolsun: “Biz gerçekten sizlerle birlikteydik” demektedirler. Oysa Allah, alemlerin sinelerinde olanı daha iyi bilen değil midir?
11. Allah muhakkak iman edenleri de bilmekte ve muhakkak münafıkları da bilmektedir.
12. İnkar edenler, iman edenlere dedi ki: “Siz bizim yolumuzu izleyin, hatalarınızı biz yüklenelim.” Oysa kendileri, onların hatalarından hiçbir şeyi yüklenecek değildir. Gerçekten onlar, elbette yalancıdırlar.
13. Şüphesiz onlar, hem kendi yüklerini, hem kendi yükleriyle birlikte başka yükleri de yüklenecekler ve kıyamet günü, düzüp uydurduklarına karşı sorguya çekileceklerdir.
14.Andolsun, Biz Nuh’u kendi kavmine (elçi olarak) gönderdik, içlerinde elli yılı eksik olmak üzere bin sene yaşadı. Sonunda onlar zulme devam ederlerken tufan kendilerini yakalayıverdi.
15. Böylece Biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk.
16. İbrahim de; hani kavmine demişti ki: “Allah’a kulluk edin ve O’ndan sakının, eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.”
17. “Siz yalnızca Allah’tan başka birtakım putlara tapıyor ve birtakım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah’tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah’ın Katında arayın, O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Siz O’na döndürüleceksiniz.”
18. “Eğer yalanlarsanız, sizden önceki ümmetler de (elçilerin çağrısını) yalanlamışlardır. Elçiye düşen ise, yalnızca açık bir tebliğdir.”
19.Onlar görmediler mi ki, Allah yaratmaya nasıl başlıyor, sonra onu iade ediyor? Şüphesiz, bu Allah’a göre kolaydır.
20. De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da, böylelikle yaratmaya nasıl başladığına bir bakın, sonra Allah ahiret yaratmasını (veya son yaratmayı) da inşa edip yaratacaktır. Şüphesiz Allah, herşeye güç yetirendir.
21.Dilediğini azaplandırır, dilediğine merhamet eder. O’na çevrilip-götürüleceksiniz.
22. Siz yerde ve gökte (Allah’ı) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah’ın dışında veliniz yoktur, yardım edeniniz de yoktur.
23. Allah’ın ayetlerini ve O’na kavuşmayı ‘yok sayıp inkar edenler’; işte onlar, Benim rahmetimden umut kesmişlerdir; ve işte onlar, acı azap onlarındır.
24. Bunun üzerine kavminin (İbrahim’e) cevabı yalnızca: “Onu öldürün ya da yakın” demek oldu. Böylece Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, iman eden bir kavim için ayetler vardır.
25. (İbrahim) Dedi ki: “Siz gerçekten, Allah’ı bırakıp dünya hayatında aranızda bir sevgi-bağı olarak putları (ilahlar) edindiniz. Sonra kıyamet günü, kiminiz kiminizi inkar edip-tanımayacak ve kiminiz kiminize lanet edeceksiniz. Sizin barınma yeriniz ateştir ve hiçbir yardımcınız yoktur.”
26.Bunun üzerine Lut ona iman etti ve dedi ki: “Gerçekten ben, Rabbime hicret edeceğim. Çünkü şüphesiz O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.”
27.Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik ve onun soyunda (seçtiklerimize) peygamberliği ve kitabı (vahy ihsanı) kıldık, ecrini de dünyada verdik. Şüphesiz o, ahirette salih olanlardandır.
28.Lut da; hani kavmine demişti: “Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı ‘çirkin bir utanmazlığı’ yapıyorsunuz.”
29.”Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve biraraya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?” Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: “Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah’ın azabını getir” demek oldu.
30.Dedi ki: “Rabbim, fesat çıkaran (bu) kavme karşı bana yardım et.”
31. Bizim elçilerimiz İbrahim’e bir müjde ile geldikleri zaman, dediler ki: “Gerçek şu ki, biz bu ülkenin halkını yıkıma uğratacağız. Çünkü onun halkı zalim oldular.”
32. Dedi ki: “Onun içinde Lut da vardır.” Dediler ki: “Onun içinde kimin olduğunu Biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır.”
33. Elçilerimiz Lut’a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: “Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır.”
34.”Şüphesiz Biz, fasıklık yapmalarından dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azap indireceğiz.”
35. Andolsun, Biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık bir ayet bırakmışızdır.
36.Medyen’e de kardeşleri Şuayb’ı (gönderdik) Böylece dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a kulluk edin ve ahiret gününü umud edin ve yeryüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın.”
37.Ancak onu yalanladılar; bunun üzerine onları amansız bir sarsıntı yakalayıverdi, böylelikle kendi yurtlarında diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
38. Ad’ı ve Semud’u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip-çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.
39. Karun’u, Firavun’u ve Haman’ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azaptan kurtulup) geçecek değillerdi.
40. İşte Biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.
41. Allah’ın dışında başka veliler edinenlerin örneği, kendine ev edinen örümcek örneğine benzer. Gerçek şu ki, evlerin en dayanıksız olanı örümcek evidir; bir bilselerdi.
42. Allah, Kendi dışında hangi şeye taptıklarını şüphesiz bilir. O, güçlü ve üstün olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
43.İşte bu örnekler; Biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez.
44. Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Şüphesiz, bunda iman edenler için bir ayet vardır.
45.Sana Kitap’tan vahyedileni oku ve namazı dosdoğru kıl. Gerçekten namaz, çirkin utanmazlıklar (fahşa)dan ve kötülüklerden alıkoyar. Allah’ı zikretmek ise muhakkak en büyük (ibadet)tür. Allah, yaptıklarınızı bilir.
46. İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere, Kitap Ehliyle en güzel olan bir tarzın dışında mücadele etmeyin. Ve deyin ki: “Bize ve size indirilene iman ettik; bizim İlahımız da, sizin İlahınız da birdir ve biz O’na teslim olmuşuz.”
47. İşte Biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlar (putatapıcılar)dan da ona iman edecek olanlar vardır. İnkarcılardan başkası Bizim ayetlerimizi inkar etmez.
48.Bundan önce sen hiç kitap okuyan değildin ve onu sağ elinle de yazmıyordun. Böyle olsaydı, batılda olanlar kuşkuya kapılırlardı.
49.Hayır, o, kendilerine ilim verilenlerin göğüslerinde apaçık olan ayetlerdir. Zulmedenlerden başkası, Bizim ayetlerimizi inkar etmez.
50. Dediler ki: “Ona Rabbinden ayetler (birtakım mucizeler) indirilmeli değil miydi?” De ki: “Ayetler yalnızca Allah’ın Katındadır. Ben ise, ancak apaçık bir uyarıcıyım.”
51.Kendilerine okunmakta olan Kitab’ı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.
52. De ki: “Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter. O, göklerde ve yerde olanı bilir. Batıla inanan ve Allah’ı inkar edenler ise, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.”
53. Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Eğer adı konulmuş bir ecel (tayin edilmiş bir vakit) olmasaydı, herhalde onlara azap gelmiş olurdu. Fakat kendileri şuurunda olmadan, onlara kuşkusuz apansız geliverecektir.
54. Azap konusunda senden acele (davranmanı) istiyorlar. Oysa cehennem, o inkar edenleri gerçekten kuşatıp-durmaktadır.
55 Azabın onları üstlerinden ve ayaklarının altından kaplayacağı gün (Allah): “Yaptıklarınızı tadın” der.
56. Ey iman eden kullarım, şüphesiz Benim arzım geniştir; artık yalnızca Bana ibadet edin.
57. Her nefis ölümü tadıcıdır; sonra Bize döndürüleceksiniz.
58. İman edip salih amellerde bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih) Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.
59. Ki onlar, sabredenler ve Rablerine tevekkül edenlerdir.
60. Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O, işitendir, bilendir.
61. Andolsun, onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı kim emre amade kıldı?” diye soracak olursan, şüphesiz: “Allah” diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar?
62. Allah, kullarından dilediğine rızkı yayıp-genişletir, (ve) kısar da. Şüphesiz Allah, herşeyi bilendir.
63. Andolsun onlara: “Gökten su indirip de ölümünden sonra yeryüzünü dirilten kimdir?” diye soracak olursan, şüphesiz: “Allah” diyecekler. De ki: “Hamd Allah’ındır.” Hayır, onların çoğu akletmiyorlar.
64- Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun ve ‘(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır’. Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir bilselerdi.
65- Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O’na ‘halis kılan gönülden bağlılar’ olarak, Allah’a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.
66- Kendilerine verdiğimiz (nimetler)e nankörlük etsinler ve yararlanıp-metalansınlar diye. Ancak onlar yakında bileceklerdir.
67- Görmediler mi ki, çevrelerinde insanlar kapılıp-yağma edilirken, Biz Harem (Mekke)yi güvenilir (ve dokunulmaz) kıldık? Yine de onlar, batıla inanıp Allah’ın nimetlerine nankörlük mü ediyorlar?
68- Allah hakkında yalan uydurup iftira edenlerden veya kendisine hak geldiği zaman onu yalan sayandan daha zalim kimdir? İnkar edenlere cehennem içinde bir konaklama yeri mi yok?
69- Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah, ihsan edenlerle beraberdir
Kelime-i Şehadet, Eşhedü en lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdûhu ve resûluhu şeklinde telaffuz edilen söz.
Türkçesi: “Ben şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Muhammed onun kulu ve resuludür.” Arapça’da “La” ve “İlla” kelimelerinin kullanım şekline göre, ilk bölüm “Hiçbir İlah yoktur, sadece Allah vardır.” şeklinde de tanımlanmaktadır.
La ilâhe illallah, “Allah’tan Başka İlah Yoktur” manasına gelen Arapça ibaredir. İslam inancındaki Allah’tan başka ilah olmadığı esasının beyanı olan ibaredir. Kelime-i Tevhid’in ilk kısmıdır. Ayrıca Tevrat’ta 10. emir içinde yer alır.
Sübyanci Muhammedin beyinsiz ümmeti.
Muhammed kırk yaşlarında dul bir kadın olan Hatice ile evlendiği tarihte henüz yirmi beş yaşındaydı.
Kendisinden on beş yaş büyük bu kadınla evli bulunduğu süre boyunca (ki yirmi beş yılı bulur) başkaca hiçbir kadınla ilişki kuramamış, haremine bir başka kadın katamamıştır.
Bunun nedeni Hatice’ye sevgi ve sadakat beslemesinden değil, fakat Hatice’nin hem otoriter, hem şahsiyet sahibi ve hem de varlıklı bir kadın olup ona böyle bir şey yapma olanağını vermemesindendir.
Fakat Hatice’nin ölümü üzerine iş hemen değişir; aradan iki-üç ay bile geçmeden iki kadınla birden evlenir; bunlardan biri Ayşe’dir ki, o tarihte henüz 6 yaşında bir kızdır; diğeri ise Şevde adında dul bir kadındır. Medine’ye hicretten sonra kadınlarının (ve cariyelerinin) sayısını iki düzineye çıkarır. Bunu sağlamak üzere de Kur’an’a kendisi için özel hükümler koyar: Örneğin başkalarına dörtten fazla kadınla evlenmeyi yasaklarken, kendisini bu kayıtlamanın dışında tutar. Bu sayede dokuz ya da on bir kadınla aynı zamanda nikahlı olduğu ve ayrıca da cariyelere sahip bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu kadar çok kadınla bir arada yaşamanın ortaya çıkardığı sorunları da Tanrı’dan geldiğini söylediği vahiylerle kendi günlük yaşam gereksinimleri doğrultusunda çözüme bağlamıştır.
“Ey Peygamber hanımları! Sizler herhangi bir kadın gibi değilsiniz. Allah’tan sakınıyorsanız edalı konuşmayın… evlerinizde oturun; eski Cahiliyyede olduğu gibi açılıp saçılmayın..(vs.)” (K. 33, Ahzab Suresi, ayet 3233).
Hüseyin Kurumahmutoğlu 14 Temmuz 1987 günü Mamak zindanlarında sabah namazını eda ederken bir askerin arkadan kafasına dipçik vurması suretiyle şehit olmuştur. Allah(c.c.) rahmet eylesin!
İzimiz olacak hep onun izi,
Ne desem nafile bu imiş yazı
Bu dünyada yarım kalan namazı
Cennet-i Ala ‘da kıldı Hüseyin
Muradı Firdevs’te aldı Hüseyin.
Hak yolda yürüdü Hak yolda gitti
Hak yolda bir ömür böylece bitti.
Çiçeği burnunda babayiğitti
Ülkü bahçesinde güldü Hüseyin
Soldu Ülküdaşım soldu Hüseyin.
Hüseyin’de ne can ne nefes kaldı
Geriye bir ülkü bir heves kaldı.
Bir kanlı seccade bir de fes kaldı
Arif’i acıya saldı Hüseyin.
Öldü Ülküdaşım öldü Hüseyin.
Nasıl öldü dedim nasıl ben ona
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Öldü denilmezmiş şehit olana
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Onlar yaşar amma zordur görmesi,
O kanlı seccade, o kanlı fesi,
İşte işareti işte belgesi
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Esas ölü onun kanına giren,
Kıldığı namazı ona çok gören,
Esas ölü onlar onlar geberen
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Laik TÜRKİYE’NİN kurumu,isi,
Çıkıp konuşsa ya yok mu birisi,
Meclisi dolduran hayvan sürüsü,
Hüseyinler Ölmez,Şehitler Ölmez
Ve siz.Ey vicdanı katı olanalar,
Vatanın kan emen biti olanlar
Her devrin köpeği iti olanlar
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
hüseyin geberip gitmiş gardaş boşuna kahraman yaratmaya çalışma. Hem nasıl oluyorda şehit oluyor anlamadım.
Uydurun uydurun söyleyin
Ya iyide niye tartışıyoruz biz.
Hem ağzı bozuk müslümanları dahada kudurtuyoruz. Nasıl olsa diğer tarafı ikna etmemiz imkansız görünüyor.
Boşuna zaman kaybı değilmi bu?
Sizin dininiz size, bizim dinsizliğimiz bize.
Yanacaksak size ne?
allah madem don biçmiş hepimize,
Bizim aletler açıktaysa kime ne?
Hadi bakayım hepiniz bakın işinize.
Çok kızarsam kötü şiirler yazarım ona göre
Kendını ınanan sanan ağzı bozuklara, bakın bunlar ınanan değıl emın olun muslumanlığı kırleten ve ınsanlara on yargı yaratmaya çalışan zıbıdılerdır… ben ınanan bırıyım ama asla demokrat çağdaş kımlığımden vazgecmem laık ve Ataturkçuyum oylesıne bır lıder oldumu yeryuzunde o ufacık beynınız bıle almalıydı bunu peygamberlık dını yayamak tanıtmak Ataturkle ne alaka o da ınsanlara kendınızı yonetecek kadar aklınız olduğunu kadınlarada gokyuzunu guneşı hayatı yaşamaları esarete boyun eğmemelerı ıcın dunyadakı ılk secme hakkını onlara verdı sız ne dıyosunuz bee Ataturk kımse kım annesı kımse kım oyle bır onder oldukı bıze ne olacak sızın bunu oğrenmek ıcın Atatürkün sızın gıbı bağnazlarla nasıl mucadele ettığını okuyun sızı farklı bır gelecek beklemeyecek çunkü…
güneş,
bilginin eksikliğini çektiğin belli
ama en azından sorgulama yeteneğin var,
Senden ricam.
Kim ne derse desin herşeyi sorgula,
dinini, kendini, beni, doğru kabul edilen herşeyi sorgula lütfen.
dünyayı saran tobazlara sakın uyma.
Benim gözümde, müslümanla, hıristiyan veya yahudi arasında gram fark yok
Hepsi aynı bok.
sen kendini bil, gerisi yok
ALLAH IN İŞİ . YOBAZ YAZMAYI BİLE NASİP ETMEMİŞ :d
Benim gözümde, müslümanla, hıristiyan veya yahudi arasında gram fark yok
Hepsi aynı bok.
BU LAFI EDENİN AĞZI DÜZGÜNMÜ OLUYOR ŞİMDİ
SEN KENDİNİ ÖLE GÖRÜYOSAN GÖR AMA BAŞKALARINA LAF ATMA DENYO ORKUN